Uzmanlık Alanı
Sosyal güvenlik hukuku; bireylerin çalışma yaşamı boyunca ve sonrasında karşılaştıkları sosyal risklere karşı yasal güvencelerini düzenleyen, kamu düzenine ilişkin teknik bir hukuk dalıdır. İş kazaları, meslek hastalıkları, emeklilik işlemleri, maluliyet tespiti ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yaşanan idari uyuşmazlıklar bu alanın temel konularını oluşturur. Başkent Ankara, SGK Başkanlığı, İş Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri […]
Sosyal güvenlik hukuku; bireylerin çalışma yaşamı boyunca ve sonrasında karşılaştıkları sosyal risklere karşı yasal güvencelerini düzenleyen, kamu düzenine ilişkin teknik bir hukuk dalıdır. İş kazaları, meslek hastalıkları, emeklilik işlemleri, maluliyet tespiti ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yaşanan idari uyuşmazlıklar bu alanın temel konularını oluşturur. Başkent Ankara, SGK Başkanlığı, İş Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri gibi merkezi kurumların konuşlandığı şehir olması sebebiyle sosyal güvenlik hukukuna ilişkin dava ve idari başvuru süreçlerinde önemli bir yere sahiptir.
Anayasa’nın 60. maddesi sosyal güvenlik hakkını güvence altına alır. Yasa koyucu bu alanı 5510 sayılı Kanun ile düzenler. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu usul kurallarını belirler.
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında öne çıkan yasal ilkeler şunlardır:
Kamu Düzeni Niteliği: Sosyal güvenlik kuralları emredici nitelik taşır. Bu yüzden taraflar kendi aralarında yaptıkları sözleşmelerle yasal hakları ortadan kaldıramazlar.
SGK’ya Başvuru Zorunluluğu: 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi idari başvuruyu zorunlu kılar. Bu doğrultuda ilgililer, dava açmadan önce Kuruma yazılı başvuru yapmak zorundadır.
Re’sen Araştırma İlkesi: İş mahkemesi hâkimi, tarafların sunduğu delillerle sınırlı kalmaz. Sonuç olarak hâkim, gerçeğe ulaşmak için gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar.
Sosyal güvenlik davaları; sigortalılar, işverenler ve SGK arasındaki hukuki ihtilafları kapsar. Örneğin, hizmet tespiti ve iş kazası davaları bu kapsamdadır. Bu doğrultuda Ankara İş Mahkemelerinde öne çıkan dava türleri şunlardır:
Şöyle ki, işverenlerin sigortasız çalıştırdığı işçiler bu davayı açar. Kanun, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre öngörür. Bu sebeple hak sahipleri, mahkemeye bordro tanıkları ve resmi kayıtlar sunar.
İşçinin iş kazası sonucu zarar görmesi halinde taraflar bu yola başvurur. Bu süreçte Adli Tıp Kurumu maluliyet oranını belirler. Mahkemeler ise bu raporlara dayanarak yasal sorumlulukları tespit eder.
SGK Sağlık Kurulları bazen emeklilik taleplerini reddeder. Ancak hak sahipleri bu olumsuz kararlara karşı iptal davası açar. Böylece yargı makamları kararın hukuka uygunluğunu denetler.
Vatandaşlar 3201 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı sürelerini borçlanır. Ancak Kurum ile hizmet birleştirme konusunda anlaşmazlıklar çıkabilir. İlgililer bu uyuşmazlıkları dava yoluyla çözer.
| Süreç Aşaması | Hukuki Niteliği | Uygulanan Yasal Esas | Dikkat Edilmesi Gereken Yasal Husus |
|---|---|---|---|
| 1. SGK İdari Başvuru | Dava Ön Şartı | 5510 Sayılı Kanun m. 101 | Öncelikli olarak ilgililer Kuruma yazılı dilekçe sunar. |
| 2. İtirazın Değerlendirilmesi | İdari Denetim | SGK Yüksek Sağlık Kurulu | Kurul kararı olumsuz olursa taraflar yargı yoluna başvurur. |
| 3. Dava Açılması | Yargısal Aşama | 7036 Sayılı Kanun | İlgililer yetkili Ankara İş Mahkemesinde davayı açar. |
| 4. Bilirkişi İncelemesi | Delil Toplama | 6100 Sayılı HMK m. 266 | Uzman bilirkişiler maluliyet incelemesi yapar. |
| 5. Kanun Yolu | Üst Mahkeme Denetimi | HMK Kanun Yolları | Bölge Adliye Mahkemesi kararları hukuki yönden denetler. |
Ankara ili kamu kurumlarının merkez teşkilatlarına ev sahipliği yapar. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerine yapılan idari itirazlar büyük önem taşır. Hak kayıplarını önlemek adına hak sahipleri, kanuni sürelere dikkat etmelidir.
Özellikle avukatlık meslek kuralları uyarınca sır saklama ve bağımsızlık ilkesi esastır. Bu doğrultuda kanuni hakların doğru kullanımı uyuşmazlıkların adil çözümünü sağlar.
Hizmet tespiti davalarında 5 yıllık hak düşürücü süre geçerlidir. Bu süre, çalışmanın sona erdiği yılın son gününden itibaren başlar.
Hak sahipleri öncelikle SGK İl Müdürlüğüne yazılı itiraz yapmalıdır. Ancak bu itiraz reddedilirse ilgililer İş Mahkemesinde dava açabilir.
İşveren kaza durumunu kolluk kuvvetlerine derhal bildirir. Ayrıca işveren, kazayı takip eden 3 iş günü içinde durumu SGK’ya bildirir.
Buna karşın yetkili mahkeme, davalı SGK şubesinin veya işyerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Ayrıca sigortalının yerleşim yeri İş Mahkemesi de yetkilidir.
Yasal Bilgilendirme ve Meslek Kuralları Uyarısı:
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Metin reklam veya yönlendirme içermez. Avukatlık Kanunu ve TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği gereğince somut uyuşmazlıklarınız için profesyonel destek almanız önerilir.
Dosyanızı değerlendirmemiz için hemen iletişime geçin.